Şimdiki çocuklara cidden acıyorum. Gece saklambaç oynamayı, “akşam ezanından sonra eve gel” lafını, yerden yükseği (bir de şarkılı versiyonu vardı bunun), ortada sıçanı, taşlardan yemek yapıp kafecilik oynamayı, kızlı erkekli mahalle maçlarını, kahvaltıyı yapar yapmaz sokağa arkadaşlarının yanına fırlamayı, bisiklet yarışlarını, bisikleti kaydırmayı, yazın kavurucu sıcağında balkondaki teyzenin buz gibi suyu üzerine boşaltmasının keyfini, dondurmalardan çıkan bedavalarla topluca dondurma almayı, arkadaşların hala sokakta oynarken anne-babanın eve çağırdığındaki hüznü, ve daha nicesini bilmiyorlar. Varsa yoksa tabletteki, iphone’daki o saçma oyunlar. Çok, çok yazık.

swager-farida:

arielinikizi:

insanyiyenzombi:

HAYKIRDIM AMK YA :DDDDDDDDDDDDD 

qapaq

Yhaaa :D

swager-farida:

arielinikizi:

insanyiyenzombi:

HAYKIRDIM AMK YA :DDDDDDDDDDDDD 

qapaq

Yhaaa :D

muzlugazoz:

Bu adamla hemşeriyim ya içimde böyle bir ruh hali var işte xd

muzlugazoz:

Bu adamla hemşeriyim ya içimde böyle bir ruh hali var işte xd

Kaç şiirlik ömrümüz kaldı şunun şurasında.

"Aslında insanı en çok acıtan şey; hayal kırıkları değil. Yaşanması mümkünken, yaşayamadığı mutluluklardır."
Dostoyevski (via elmasuyum)

Onu tamamen kaybettiğini anladığın o an.